SURİYE TURU
__________________________________________________________________________________

SURİYE TURLARIMIZ

SURİYE

Türkiye'nin güneydoğusunda yer alan ve Türkiye ile 877 km. uzunluğunda ortak kara sınırına sahip olan Suriye Arap Cumhuriyeti 185.180 km² 'lik bir alanı kaplar. 2001 yılı verilerine göre ülke nüfusu 17 milyona yaklaşmaktadır.

Suriye'nin doğusunda Irak, batısında Lübnan ve Akdeniz, kuzeyinde Türkiye ve de güneyinde Ürdün bulunmaktadır. Büyük şehirler; batıda Halep - Şam çizgisinde, Asi (Orontes) nehri vadisinde ve sahil kesimlerinde yoğundur. Doğu ve güneyde çöl alanları ön plana çıkarken; yerleşim merkezleri azalır ve önemsizleşir.

Akdeniz ikliminin etkisinde olan ve Türkiye'den Lübnan'a uzanan sahil kesimi 183 km uzunluğundadır. Suriye'nin önemli limanları ve kasabaları burada yer alır. Başlıcaları kuzeyden güneye doğru; Ras Al Basit, Lazkiye, Jable, Baniyas ve Tartus'tur.

Ülkenin resmi dili Arapça'dır. Ancak büyük şehirlerde İngilizce, Fransızca veya Türkçe bilen kişilere sık rastlanır.

Suriye halkının büyük bir bölümü Sünni, bir kısmı da Şii Müslümandır. Özellikle büyük şehirlerde kalabalık Hıristiyan cemaatleri de yaşamaktadır.

PARA BİRİMİ
Suriye'nin para birimi Suriye Lirası veya Suriye Pound'u olarak tanınmaktadır. Kağıt paraların bir yüzleri Arap alfabeleri, diğer yüzleri ise Latin harfleriyle düzenlenmiş olduğundan; Arapça bilmeyenlerinde bu paraları ayırt etmeleri kolaydır. Ülkeye sokulacak döviz miktarında herhangi bir kısıtlama yoktur. Ancak 5000 Amerikan Dolarını aşan değerdeki dövizin ülkeden tekrar çıkarılması sırasında sorun yaşanmaması için bu miktarın giriş sırasında beyan edilmesi gerekmektedir.

Suriye Parasy

ALIŞVERİŞ
Suriye, Halep ipekleri, telkari işçiliği ve Şam işi denilen sedef kakmacılığı ile haklı bir şöhrete sahiptir. Halep'in fıstıkları ve bununla yapılan tatlı çeşitleri ülkeye gelen hemen herkesin rağbet ettiği ürünleridir.

Şam'da; Hamidiye çarşısı, Suk El-Hamra ve Suk El-Şa'lan, Halep'te ise; Kapalı Çarşı, Bab'ül Farac ve Tilel Çarşısı alış-veriş yapmak için uygun mekanlardandır.

Uluslar arası kredi kartları özellikle Şam ve Halep'teki lüks otel ve restoranlarda kullanılmakla birlikte, pazar ve çarşılarda kabul edilme şansları pek fazla değildir.

TATİL GÜNLERİ
Suriye'de hafta sonu tatili müslümanlar tarafından Cuma, Hıristiyanlar tarafından ise Pazar günleri yapılmaktadır. Ancak Cuma genel olarak devlet dairelerinin, bankaların ve çarşıların kapalı olduğu gün olarak değerlendirilmelidir.

Suriye Haritasy

ŞAM
Suriye'nin başkenti Şam, aynı zamanda Arap dünyasının en eski ve kalabalık şehirlerinden birisidir. Deniz seviyesinden 690 m. Yükseklikte Barada Nehrinin oluşturduğu bir vahada yer alan Şam, Arapça Dimeşk ismiyle de tanınır. Coğrafi olarak Ortadoğu'ya oldukça hakim bir noktadadır. Beyrut'un 110 km. güneydoğusunda, Amman'ın 210 km. kuzeyinde, Bağdat'ın 600 km. batısındadır. Bütün bu kentlere oldukça iyi karayolu ağıyla bağlıdır.

Halep'te olduğu gibi Şam'da da zengin Suriye mutfağının Türk zevkine hiçte yabancı olmayan lezzetlerini denemek için her keseye uygun çok sayıda lokanta, restoran ya da kebapçı bulunur. Nüfusu 4 buçuk milyonu aşan Şam'da görülmesi gereken tarihi eserlerin arasında Emeviye Camisi ve Selahaddin-i Eyyubi'nin türbesi ilk sırayı alır. Kanuni Sultan Süleyman'ın Mimar Sinan'a yaptırdığı Süleymaniye Külliyesi,
?am
Hamidiye Kapalı çarşısı ve Hicaz demiryolu istasyonu kentteki belli başlı Osmanlı eserleridir.Şam Valisi Esad El Azim Paşa'nın Müze haline getirilen 17 odalı saray yavrusu taş konağı Kasr'ül Azm ile Suriye Milli müzesi yine bu şehirdeki önemli eserlerdendir. Sadece Şam'da 120 civarında Türk eseri bulunmaktadır.

Şam'daki en önemli gezi yerlerinden bazıları şunlardır:

Emeviye Camisi: Şehrin en büyük, en eski ve görkemli camisidir. Kilise olarak kullanılmakta iken Şam'ın Müslümanlar tarafından fethedilmesinden sonra, 705 yılında Emevi Halifesi Velid bin Abdülmelik tarafından bir kısmı camiye çevrilmiştir. Daha sonraları yapılan tadilatlarla genişletilerek bugünkü halini almış ve tamamı cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. Müslümanlar tarafından kıyamete yakın Hz.İsa'nın yeryüzüne ineceği rivayet edilen "ak minare" bu camiye aittir. Camide ayrıca, Hz.Yahya Peygamberin kabri ile İmam-ı Hüseyin'in Kerbela'da Yezid'in adamları tarafından kesilen ve Şam'a getirilen mübarek başlarının defnedildiği ve ziyaret edildiği bölüm bulunmaktadır. Avluda bulunan 8 sütun üzerine yükselen hazine kubbesi, kamu hazinesini korumak amacıyla Abbasiler döneminde yapılmıştır.Caminin ilginç yönlerinden birisi de, dört farklı mezhebi temsilen dört ayrı mihrap yapılmış olmasıdır. Ünlü İslam alimi İmam-ı Gazali Hz.'leri meşhur eseri İhya-u Ulumid-din'i bu camide kaleme almıştır. Ayrıca Bediüzzaman Said Nursi Hz.'leri ünlü Şam Hutesi'ni (Hutbe-i Şamiye) 1911 yılında bu camide irad etmiştir.

Emeviye camisinin kapladığı 7000 m² 'lik alanda ayrıca Selahaddin Eyyubi türbesi, Hz.Hüseyin'in kızı Seyide Rukiye Camisi, Türk Şehitliği ve turistik eşya satan bir çok dükkan bulunmaktadır.

Emevi Cami

Hamidiye Çar?ysy
Hamidiye Çarşısı: 1863 yılında Osmanlı Padişahlarından Sultan Abdülhamid Han tarafından yaptırılmıştır. Yapı olarak İstanbul'daki kapalı çarşıyı andıran Hamidiye çarşısı yerli ve yabancıların en çok rağbet ettikleri mekanlardan birisidir. Genel olarak ipek kumaş, kadın giysileri, çeyizlik ve turistik eşyaların satılmakta olduğu çarşı yaklaşık bir kilometre uzunluğundadır.

Hicaz Tren İstasyonu: Bugün bile hayata geçirilmek için çaba sarf edilen Hicaz Demiryolu Projesi'ni ilk olarak Osmanlı Padişahı 2.Abdülhamid ortaya attı ve Hicaz Demiryolu İradesi'ni 2 Mayıs 1900 tarihinde yayınladı.
Hicaz Demiryolu yapımına ise 1 Eylül 1900'da başladı. Bu proje bir bakıma Bağdat demiryolu hattının devamıydı. İki demiryolu birleşince İstanbul, Şam üzerinden kutsal Mekke ve Medine'ye bağlanacaktı. Hesaplara göre İstanbul'dan Mekke'ye demiryolu ile ulaşım 120 saatte gerçekleşecekti. Proje, Hicaz ve Yemen'de Osmanlı'yı güçlendirecek, Mısır'da Osmanlı nüfuzunu artıracak, askerleri bölgeye emniyet içinde sevk etmek mümkün olacaktı. Hattın işçileri 7.500 civarındaki Osmanlı askerleriydi. Demiryolunda çalışan askerler bir yıl erken terhis ediliyordu. Güzergahta ray döşemenin yanında köprüler, istasyonlar, hastaneler ve telgraf merkezleri yapılmıştır.

Süleymaniye Külliyesi - Suriye

Süleymaniye Külliyesi: Osmanlı mimarisinin güzel örneklerinden biri olan Süleymaniye Külliyesi, 1554 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Külliye'ye 1566 yılında Süleymaniye Medresesi

eklenmiştir. Son derece yalın ve abartısız bir iç mimarî düzene sahip olan ve Mimar Sinan'ın "Kalfalık eserlerimden biridir" dediği külliye özellikle Türk ve diğer yabancı turistlerin uğrak mekanlarından birisidir. Avluda şu anda bir Askeri Müze bulunmasının yanı sıra külliye kısmında da turistik eşyalar satan bir kaç dükkkanı mevcuttur.

Ayrıca Külliye içerisinde, 1926 yılında İtalya'nın San Romeo kentinde vefat eden son Osmanlı Padişahı Sultan Vahdettin'in mezarı da yer almaktadır. Son dönem Osmanlı padişahlarının torunlarından bazılarının mezarlarının da içerisinde bulunduğu bu küçük mezarlık, sadece Türk ziyaretçilere özel olarak açılmaktadır. Mezarlığın bakım ve tadilat masrafları ise Türkiye tarafından karşılanmaktadır.

HALEP
Türk sınırlarına yaklaşık 60 km. mesafede bulunan Halep, aynı zamanda Suriye'nin ikinci büyük şehridir. Denizinden (Lazkiye limanından) 186 km. içeride ve deniz seviyesinden 379 m. Yükseklikte bulunan Halep, tarihinin en eski dönemlerinden günümüze kadar gelebilmiş çok eski bir şehirdir. Metropol alanı ile birlikte nüfusunun 4 Milyon'a yakın olduğu ifade edilmektedir. Büyük bir bölümü Osmanlı döneminden kalan çarşı, pazar, han ve bedestenlerinin zenginliği ve çeşitliliği ancak İstanbul, Bursa ve Gaziantep ile karşılaştırılabilir.

Şehrin nüfus yapısındaki renklilikte yüzyılların tarihi ve kültürel birikimini yansıtmaktadır. Arapça'nın yanı sıra Halep çarşılarında Türkçe, Ermenice ve Fransızca hala kullanılan dillerdendir. Halep ünlü ve görkemli kalesinin dışında cami, medrese ve hamamları kadar büyük kiliseleri ile de tanınır.

Tarih boyunca ürettiği ipeği ve sabunları ile haklı şöhreti olan Halep'in çevresinde bol miktarda yetişen fıstıklarla yapılmış tatlıları da çeşitlilik ve lezzet açısından çok kalitelidir.

Halep'in günümüzde koruma altına alınmaya çalışılan taş evleri büyük bir mimari zenginlik örneği sergilerler. Kentte her keseye uygun çok sayıda otel bulunmakla birlikte batı standartlarında lüks otel sayısı kısıtlıdır.

Halep'teki en önemli gezi ve ziyaret yerlerinden bazıları şunlardır:

Halep Kalesi: Şehirden 50.m. yükseklikteki doğal bir tepenin üstüne kurulmuş Halep Kalesi'nin yerinde, çok eskiden bir Hitit Tapınağının olduğu bilinmektedir. Daha sonra bir Yunan Tapınağı'na çevrilen yapı, 10.yy'da

Hamadani hanedanı döneminde Seyf Ed-Devle, tepeyi haçlı ordularına karşı stratejik bir kale olarak tahkim etmiştir. Bugünkü Halep Kalesi, Selahaddin-i Eyyubi'nin oğlu Malik el Zahir Gazi döneminde şehrin merkezi olarak yenideninşa edilmiş ve çevresi 20 m. derinliğinde bir hendekle güçlendiril-miştir. Giriş kapısı, hendeğin üstüne açılır bir köprüyle karşıya bağlanmıştır. Yapı itibariyle Gaziantep Kalesine

benzeyen kalenin aynı kişilerce yapılmış olduğundan söz edilmektedir. Birkaç yıldan beri restorasyon çalışmaları devam eden kaleye özellikle yabancı turistler yoğun ilgi göstermektedir.

Zekeriya a.s. Camii (Umeyyed Camii): Şehrin en eski ve en ünlü camisidir. Halep kent merkezinde olan caminsin yapımına Emevi Halifesi El Velid Bin Abdülmelik tarafından başlanmış ve 715-717'de Halife Süleyman döneminde bitirilmiştir. Memlüklüler ve Osmanlılar döneminde tamirler ve ekler yapılmıştır. İçerisinde Hz. Yahya'nın babası olan Hz. Zekeriya peygamberin türbesi de bulunmaktadır.


Halep Kapalı Çarşısı: Sokaklarının uzunlukları toplamının 10 km.den fazla olduğu söylenen çarşının büyük bir kısmı 15. Yüzyılda yapılmıştır. Ortadoğu'daki en uzun çarşı niteliğinde olan bu çarşı, birbirini takip eden hanlardan oluşmaktadır.

Çarşı içindeki çok sayıda kervansaray günümüzde imalathane olarak kullanılır. Bu büyük çarşıda işkollarına göre
ayrılmış esnaflar genel olarak; turistik eşyalar ile baharat, halı-kilim, ip, giysi, dokuma, el işleri ve baharat satarlar.

Bimaristan: Memluk Valisi Argun Al Kamil tarafından akıl hastaları için yaptırılan Bimaristan, bir zamanlar su ve müzikle tedavinin etkin olarak kullanıldığı önemli bir tarihi sağlık merkezi olarak kullanılmaktaydı. Halep'teki ilginç eserler arasında yer alan bu mekan turistler tarafından da ilgiyle gezilmektedir.

HUMUS
Suriye'nin üçüncü büyük şehridir. Halep-Şam karayolu üzerindeki bu kalabalık endüstri şehri Hama'ya 47 km mesafededir. Suriye'nin diğer şehirlerine göre yapıların ve temizliğin daha düzenli olduğu göze çarpan şehir, turizm açısından pek çekici olmasa da; önemli tarihi eserlere ulaşım açısından önemli bir konuma sahiptir. Halid Bin Velid Hz.'lerinin türbesinin de içerisinde bulunduğu cami bu şehirdedir.

HAMA
Suriye'nin dördüncü büyük şehridir. Şehrin tarihi, M.Ö. 5000 yıllarına dayanır. Asi Nehri, şehrin içinden geçer. Doğu dillerinde Hama "kale" anlamına gelir. Asi Nehri üzerindeki su dolaplarından ötürü Medinetün-Nevair (Su dolabı şehri) de denilir. Yunus Emre'nin adına şiir yazdığı namı diğer Dertli Dolap bu şehirdedir. Dünyanın en eski su değirmenleri niteliğinde olan ve halen dünyada 17 tane örneği bulunan dolap, eskiden şehre su nakli için yapılmıştır.
Hama

BUSRA
Şam'ın yaklaşık 130 km. kadar güneyinde, Ürdün sınırına yakın bir bölgede olan Busra kenti Hıristiyanlığın önemli merkezlerinden birisidir. Romalılar zamanında yapılmış olan antik anfitiyatro ile, Selçuklular döneminden kalan han ve hamamlar şehrin görülmesi gereken yerlerindendir.

Busra asıl anlam ve önemini Peygamberimizin bu beldeyi şereflendirmesiyle kazanmaktadır. Hz.Muhammed (s.a.v.) 12 yaşında iken amcası Ebu Talip'le bu beldeye gelmiştir. Burada yaşayan Bahira adındaki bir rahip, Hz.Muhammed (s.a.v.)'in peygamberlik nişaneleri taşıdığını amcasına anlatmıştır. Burada bulunan ve Rahip Bahira'nın Hz.Muhammed (s.a.v)'in peygamber olacağını keşfettiği Manastır, hâlâ ziyarete açıktır.

MALULA
Hz.İsa ve annesi Hz.Meryem'in 16 yıl yaşadığı, Şam'a 56 km. mesafedeki Hıristiyan köyü Malula'da halen yoğun olarak Hıristiyanlar yaşamaktadır. Hz. İsa'nın konuştuğu dil olarak bilinen ve bu gün tamamen unutulmanın sınırına gelmiş "Aramice" isimli antik bir dil bu beldede hala konuşulmaktadır.

PALMİRA
Tedmur adıyla da bilinen Palmira, Humus şehrinin 155 km. doğusunda olan, dünyanın en eski yerleşim birimlerinden birisidir. Burada antik Palmira şehrinin harabeleri bulunmaktadır. Suriye çölünün ortasında kalan bu tarihi kent Halep ve Şam'a uzak olduğu için ülkeye kısa süreli gelen yabancılar tarafından pek fazla görülememektedir. Eski çağlarda İran körfezini uzaklardaki Akdeniz ile birleştiren kervan yolları üzerinde bulunan bu kentin tarihi, milattan önce 19. yüzyıla kadar gitmektedir. Bizans ve Roma dönemlerinde ise Palmira Hint Okyanusu ile Akdeniz arasında zengin ve canlı bir kent olarak parlamıştır. Milattan sonra 273 yılında Roma yönetimine karşı ayaklanmasını yerle bir edilerek ağır bir şekilde ödeyen Palmira,bir daha hiçbir zaman kendini toparlayarak eski ihtişamlı günlerine dönememiş ve özellikle 17. yüzyılda insanlar tarafından tamamen terk edilerek bir hayalet kente dönmüştür.

Palmira

Derleyen : Mehmet AŞKIN /ALTINOLUK TURİZM